SINIRSIZ VE BELİRSİZ; BEDENSİZ VE SESSİZ

4/1/2009 - *****

denedin...
 
Denendin...
Ciğerindeki nefes kadar boğulduğun bütün ırmaklarda ellerin, sana o söze 
dokunma diyen olmadığından denendin taş/ duvar/ sur/ surat kapılarda...
Sırtında taşıdığın gölgede denendin, bütün koyularda saklanan gözlerinle, 
yok yakma dedim zamansız değilse dilindeki közü... Şimdi yakma aklımda henüz 
denizden de uzak yerler var. Olmak var... "Oysa" var çünkü senin gölgende... 
“Oysa dokuna bilirdim kemiğindeki ayaza...” yok, karnında taşıdığın sabırdan 
kanıma bulaşırdı taş. Var ister misin? Ama ondan önce bu ırmakta ister misin 
taşların yüzüne yazılmış haritaları en yakın çağdan kalmış bütün bir biadı 
ister misin? Akmayacaksın, bilmiyor musun ayaklarındaki yüzlerden setdi. 
Bir tane daha taş istemezsin emin ol... "OL" ki o kan buruştu damarında. 
Akmıyordu sırtındaki tırnak sapağından...
 
Denendin...
Âdemoğlu şahittir, denendin ve debelendin. Aynı yöne akmayı beceremeyen iki 
yaprağın sesinde debelendin durdun. Aynı düşün döşeğinde... Çok mu ses 
çıkarıyor kemiklerim yoksa. Susmalısın ve dayanmalı. Az kaldı inan şimdi 
akacak ağzımdan burnumdan bütün nedenler. Kursağımda hep duracak çünkü çekip 
alamadığın bıçağın ışıltısında sinmiş tüm kokular. “Anladım korkmuyordu 
ellerin, bu yüzden araladın perdeyi ve bir deniz diledin...” Giderken miydi? 
Gitmezken körkütük körleştiğimiz akşamlar. Ö ve ü dedin hepsinden ölümü 
diledin ve ekledin herkes bir tek bundan korkmaz. Çünkü diye içimden 
geçirdim hiçbir ölüm sadece sözlerde gerçekleşmez.
 
Denedin...
Demiştim bunu biliyorum, denedin... Dirseğimdi hayır gözlerim değil 
dirseğimdi ısırmak isterken sesine çarpan, bileklerin maviydi, atlas dedim, 
hiçbir ırmak da taşların yüzüne yazılan hiçbir atlasta bulunmaz. Korkunu 
dedim, gözlerin büyüdü sanki... azsam ne olacaktı ki sınıfımdaki biber 
gazları ağırlaştı pencereyi açmayı isteyecek ve aslında kapıyı açtığından 
habersiz eşikle eşleşecektin. Kıymetindeki kemik habersiz duruşundan nefes 
alamıyordum sadece... “ durgun soğuklarda bir buz gibi ıslığın terledi 
yüzüne gelen her soruda. Bilmediğin ise kırılacağındı” üşüyeceksin omzuna 
yaslanmam bundan. Üşüyeceksin...
 
Denendin...
Ateşse ateşte suysa zamanda, boğulmak ve yanmaksa bir düşte. Görmediğin en 
tedirgin rüya oldu gergin bıraktığın ok. Kaf ve zümrüdü Anka, masalsa 
yastığımda bıraktığım ilk diş izinde.
 
 
Denedin...
Toprak ve kil sayıldın ama olmadın ama oldurmadın ama öldürmedin
 
Denendin...
Bir deniz yoksa parmaklarında bir ırmak vardır ve akmışsındır taaaa şların 
yüzündeki atlaslarla...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2008 - YENİLİŞ



Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
Gözyaşlarımı göstermedim
Ki sildim
Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü
Başaramadım

İçimde kara kara bulutlar sallandı
Ki sallandılar
Dışarı yağamadım

Ve yenildim ve sustum

 
EDİP CANSEVER

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/2/2008 - .....

 

 

 

 

UMUDUN BİTTİĞİ YERDE DEĞİŞİM BAŞLAR.

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/1/2008 - belirsizlikler

 

I

 

Bahçeme gelip bahçemi büyütüyor
Uzanıyor gölgesine ağaçlarımın
Görüyorum onu geceyle gündüzün ötesinde
Kuşkum yok Pan değil bu.

Bateri çalıyor havuzun dibindeki kadın
Belirsiz bir güne yaslanmış
Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
Yetmiyor mu ki
Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik.

Bir tabak buzlu çileği şiire yerleştiriyorum bense
Gizli kalmasın diye belirsizlik.

 

 

 

II

 

Gölge dolaşır geceyle esmerliğin arasında
-Bir an- bakışların mavi denizle gök arasında
Bir uyumsundur sen -yazlar gezinir kış günlerinin içinde-
Sabahları bir şeyler noksandır, akşamları
Noksanlardan oluşan bir üzünçlük sende.

Ortalarda bir yerdesin -öylesin-
Bir kavşaksın nedense - birşeyle her şey arasında-
Günün her saatinde -duyuyor musun-
İmgeler birbirinden korkuyor.

 

 

 

III

 

Şöyle böyle bir günün kurcalanmasından
Bir tırnak izidir nehir -yüzümde akan-
Bulutlar bulutlar bulutlar -dudak izleri, beyaz-
Ötede bir köprü üstünden geçeceğim birazdan.

Ocaktaki çaydanlıktan bakıyor bana
Ekim ortalarında yağan karlardan
Ben köprünün üstündeyim şimdi -iyi mi-
Camların buğusundan yapılmış adam.

Geri çeviriyor bakışlarını ansızın
Ben köprüden geçtim gittim çoktan
Peki
Ne olup bittiydi var mı anlayan
.

 

 

IV

 

O bir ilk yaz şikayetçisidir
Kat kat altındadır bir leylak esintisinin
Güneşsiz kuşsuz bir kayın ormanını buluncaya kadar.

Yitirmiş görünüşünü bu yüzden
Sevgi kadar bölünmüş
Ve parçalanmış (evet?)
Hiçbir duygu yoktur diyor.

 

 

V

 

Atlar atlar atlar
Geçtiler penceremin önünden
Buğulu cam, buğulu cam, buğulu cam
Geçtin penceremin önünden.

Attan, buğulu camdan, düşten..

 

 

                                                                  EDİP CANSEVER

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/1/2008 - kan(dır)mak

 

 

Kandırıldım iddiasıyla ortaya çıkan herkes gibi aslında sadece kandım.

Kandırılmadım; kanmak istedim.

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

herşey ve hiçbir şey.....

Kategoriler

    Arkadaşlarım

    darkangel
    kleopatra81
    atlas
    3ira
    nurtenaltinok
    enice
    yagmurtuana
    Blogcu Yardım
    nysa
    arsizmaske
    hymeros
    diliminucundakelimeler